DEVA Partisi: Ali Babacan hangi vaatlerde bulundu, partinin yol haritasında ne var?

29Views

Uzun süredir yürüttüğü parti kurma çalışmasını tamamlayan Ali Babacan, Demokrasi ve Atılım Partisi ya da kullanımda tercih edileceği anlaşılan DEVA Partisi’nin kuruluş dilekçesini Pazartesi günü İçişleri Bakanlığı’na verdikten sonra, ilk kez Çarşamba günü genel başkan olarak tanıtım toplantısında kürsüye çıktı.

Partisinin hedeflerini açıklayan Babacan, 90 kişilik Kurucular Kurulu’nu da kamuoyuna tanıttı.

Sadece parti kurucuları ve partinin kuruluş çalışmalarında etkin rol alan 330 kişi ve ailelerinin davetli olduğu tanıtım toplantısında, parti kurucularının yanısıra parti programı ve tüzüğü de paylaşıldı.

Babacan’ın isim vermeden parti kurmak için yollarını ayırdığı AKP iktidarının politikalarını da eleştirdiği konuşmasında en çok alkışı alan ise “Kutsallarımızı güncel siyasete malzeme etmeyeceğiz. Dini kutsallarımızı siyasi propaganda aracı haline getirmeyeceğiz” ifadeleri oldu.

AKP ile aynı mekanda

Ali Babacan, partisinin tanıtım toplantısını Ankara’da Bilkent Otel’de yaptı.

Bilkent Otel’in önemli bir özelliği, geçmişte kurucusu olduğu Adalet ve Kalkınma Partisi (AKP) ile yine aynı parti içinde uzun süre çalıştıkları eski başbakan Ahmet Davutoğlu’nun kurduğu Gelecek Partisi’nin de aynı mekanda kamuoyuna tanıtılmış olması.

Salı günü yapılan ilk Kurucular Kurulu toplantısında genel başkan seçilen Babacan, toplantı öncesinde bir grup parti kurucusuyla birlikte Anıtkabir’i ziyaret etti, ardından da salona geldi.

Eşi Zeynep Babacan’la toplantıya gelen Ali Babacan, salon girişinde davul-zurnayla karşılandı. Babacan’ın babası Hilmi Babacan da toplantıya katılan isimler arasındaydı.

İlk kez siyasete girenler, deneyimli siyasetçiler bir arada

Toplantı öncesinde görüştüğümüz parti kurucuları arasında, ilk kez siyasetle Babacan hareketi içinde tanışanlar olduğu gibi, ki bunların çoğu akademisyen ve gençlerdi, geçmişte MHP’de siyaset yapan Ramiz Ongun, eski bakanlar Sadullah Ergin ve Nihat Ergün gibi deneyimli siyasetçiler de vardı.

15 Temmuz 2016’daki darbe girişiminin gecesinde kızının düğününde darbeciler tarafından rehin alınan emekli korgeneral Mehmet Şanver de ailesiyle toplantıya katıldı.

Abdullah Gül mesaj göndermedi, arayıp kutladı

Partinin kuruluş çalışmalarında yer alan eski İçişleri Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Beşir Atalay’ın yeri ayrılmıştı ancak Atalay rahatsızlığı nedeniyle toplantıya katılamadı.

Yine eski Anayasa Mahkemesi (AYM) Başkanı Haşim Kılıç da toplantıda yer almayan isimlerdendi.

Babacan’ın parti kurmasına dışarıdan destek verdiği bilinen 11. Cumhurbaşkanı Abdullah Gül’ün toplantıya mesaj gönderip gördermeyeceği merak ediliyordu.

Gül, toplantıya mesaj göndermedi ancak parti kaynaklarının verdiği bilgiye göre salı günü parti kuruluşu ve genel başkan seçilmesi nedeniyle Babacan’ı telefonla arayıp kutladı.

Partinin kuruluşu öncesinde Gül’e yakın isimler ile Babacan ekibi arasında başta Kurucular Kurulu listesi olmak üzere bazı görüş ayrılıkları yaşandığı ve hatta köprüleri attığı haberleri basına yansımıştı.

Kimi yorumcular, bu tür haberlerin, Babacan’ın Gül’den bağımsız hareket ettiği mesajı verme amacı taşıdığı iddiasında da bulunmuştu.

DEVA Partisi içinde yer alan isimler ise parti kuruluşu sürecinde, kimi küçük görüş ayrılıkları yaşansa da Gül ile Babacan arasında herhangi bir sorun olmadığına dikkat çekerken, Gül’ün siyaset içinde yer almayacağını baştan itibaren söylediğini ve dolayısıyla bir ekip ya da liste dayatması gibi bir durumun olmadığını da ifade etti.

Meclis’te grup kuracaklar mı?

Tanıtım toplantısında yanıt aranan sorulardan biri de şu anda İstanbul Milletvekili Mustafa Yeneroğlu ile temsil edilen DEVA Partisi’nin parlamentoda grup kurmak için milletvekili transferine gidip gitmeyeceğiydi.

Görüştüğümüz parti kurucuları, grup kurmanın kendileri için zor olmayacağını, bu potansiyelin şu anda mevcut olduğunu, ancak şimdilik grup kurmak için bir transfer girişimi içinde olmayacaklarını vurguladılar.

MHP’den ayrılan bağımsız Samsun Milletvekili Erhan Usta’nın da Babacan’ın partisi içinde yer alacağı konuşuluyordu.

Ancak Usta’nın parti programında da geniş yer verilen Kürt sorunu başta olmak üzere bazı konularda görüş ayrılığı nedeniyle partiye katılmaktan vazgeçtiği ifade edildi.

Babacan: Toplum nefes alamıyor, devası burada

Konuklara “Hazırız biz” yazılı tanıtım kartlarının verildiği toplantıda, kürsünün yer aldığı platformun arkasındaki panoda “Demokrasi ve Atılım için ilk gün” yazısı, Atatürk fotoğrafı ile Türk bayrağı yer aldı.

Partinin, içinde filizlenen yaprak figürünün yer aldığı “su damlası” ile sembolize edilen logosu da da platformdaki ekrana yansıtıldı.

Tanıtım toplantısı kısa bir tanıtım filmi ile başladı.

Daha sonra kürsüye gelen ve 29 sayfalık konuşma yapan Ali Babacan, iktidar partisinin adını hiç anmadı ancak “İnsan haklarının ihlali, özgürlüklerin kısıtlanması toplumun nefes almasını zorlaştırıyor. Korku siyaseti ve kavgalar, hepimizi yordu artık” diyerek kutuplaşmış Türkiye vurgusu yaptı.

Babacan, partisinin isminin kısaltması olan “deva” sözcüğünü sık sık kullandığı konuşmasında, “Zaman ümitsizlik zamanı değil Türkiye için sorumluluk alma zamanı. Türkiye için demokrasi ve Atılım zamanı geldi. Türkiye için iyileşme zamanı başladı. Derdinize ortak arıyorsanız, biz devayız. Derdinize hızlı çözüm arıyorsanız, biz devayız” dedi.

Ülkedeki baskı ve korku ikliminden yakınan Babacan’ın, “Keşke ülkede şartlar biraz daha normal olsaydı da, tüm ülkemizin genelinde bizleri aydınlatan, katkı veren arkadaşlarımızın hepsi burada olsaydı. Ama biz onları anlıyoruz. Bugünler de geçer inşallah” sözleri de dikkat çekiciydi.

En çok alkışı o ifade aldı

Muhafazakar çevreden gelen ve muhafazakar yapıdaki AKP kökenli bir isim olan Babacan, partisinin siyaset-dinsel değerler ilişkisindeki tavrını ise şu sözlerle açıkladı:

“Dini kutsallarımızı günlük siyasete malzeme etmeyecek, Dini kutsallarımızı siyasi propaganda aracı haline getirmeyeceğiz.”

Babacan’ın konuşması boyunca salonda bulunanlardan en çok alkış alan da bu sözler oldu.

Genel başkanlığa 10 yıl sınırlaması, yüzde 35 kadın kotası

Babacan konuşmasında partisinin çizgisi ve parti içi demokrasi anlayışına ilişkin de bilgi verdi.

Genel başkanlık süresini 10 yıl ile sınırladıklarını anlatan Babacan, yüzde 35’le Türkiye’de en yüksek kadın kotası uygulayan parti olduklarını açıkladı.

Parti tüzüğünde ayrıca yüzde 20 gençlik ve engelli kotası uygulanacağını, engellilerin parti yönetim kadrolarının her kademesinde yer alacağını da ifade etti.

Tüzükte insan hakları vurgusu

Toplantıda parti tüzük ve programı da katılımcılara dağıtıldı. Partinin kuruluş amacında, uluslararası insan haklarına ilişkin sözleşmeler referans gösterildi:

“Türkiye Cumhuriyeti Anayasası, Siyasi Partiler Kanunu, ilgili diğer mevzuat ile Birleşmiş Milletler İnsan Hakları Evrensel Bildirgesi, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi ve Türkiye’nin taraf olduğu diğer uluslararası sözleşmeler çerçevesinde faaliyet göstermek üzere Demokrasi ve Atılım Partisi kurulmuştur.”

Parti programında neler var?

Parti programında hedefler ise ‘Özgürlükçü, Katılımcı ve Çoğulcu Demokrasi’, ‘Adalet, Hukuk ve Yargı’, ‘Kamu Yönetimi’ ‘Ekonomi’, ‘Sektorel Politikalar’, ‘Sosyal Politikalar’, ‘Kadın’, ‘Gençlik’, ‘Spor’, ‘Kültür Sanat’, ‘Göç Politikaları’, ‘Çevre, Kentleşme ve Afet Yönetimi’, ‘Güvenlik ve Savunma’, ‘Dış Politika’ başlıklarından oluştu.

Programda, halen uygulanan cumhurbaşkanlığı hükümet sistemi ve beraberindeki devlet yapısının yaşanmakta olan krizi daha da derinleştirdiği belirtilerek, parlamenter sisteme dönüş vaadine yer verildi. Programda dikkat çeken bazı bölümler şöyle:

“Kürt Sorununa demokratik zeminde çözüm”:Türkiye’nin insan haklarına dayalı demokratik bir hukuk devleti olma konusundaki eksiklikleri, Kürt Sorunu’nun da kaynağında yatan temel faktördür. Uzun bir tarihi arka plana sahip olan bu sorun, iktisadi, siyasi ve insani açılardan pek çok olumsuz sonuç doğurmaktadır. Hayati önemi haiz bu konunun birçok boyutu bulunmakla beraber esasında bu sorun, Kürt vatandaşlarımızın demokratik hak, özgürlük ve eşit vatandaşlık taleplerinin karşılanmasıyla ilgilidir. Demokrasi ve Atılım Partisi olarak Kürt sorununu, vatandaşlarımıza güven temelinde siyasi kanalları açık tutarak, taleplerin rahatlıkla tartışılacağı demokratik zemini inşa ederek, özgürlük alanlarını genişleterek ve hukuku tahkim ederek çözeceğiz.

“Anadil talebi insan hakkı ve pedagojik gereklilik”: Demokrasi ve Atılım Partisi olarak, anadilin bir çatışma konusu haline getirilmesini doğru bulmuyoruz. Resmi ve ortak dilimiz olan Türkçe’nin iyi öğretilmesi esas olmakla birlikte anadile ilişkin talepleri, vatandaşlarımızın kültürel farklılıklarının tanınması, temel bir insan hakkı ve pedagojik bir gereklilik olarak ele alıyoruz. Bu itibarla, anadil hakkı kapsamında bütün vatandaşlarımızın anadillerini kullanmaları ve geliştirmeleri için gerekli düzenlemeleri yapmayı hedefliyoruz.

STK’lere kayırmacılığa son, büyük yatırımlarda şeffaflık: Kamu yararı statüsü ve vergi muafiyeti gibi desteklerden yararlanmak isteyen sivil toplum kuruluşları (STK) için adil ve şeffaf bir yöntem uygulanması sağlanacak, STK’lara yönelik her türlü kayırmacılık ve dışlayıcılık uygulamalarına son verilecek. Büyük ölçekli kamu yatırımlarına, gerçekçi ihtiyaç değerlendirmesi ve çevresel etki analizi yapılarak karar verilecek. Bu projelere ilişkin hazırlık sürecinde sivil toplum, meslek örgütleri ve ilgili tüm tarafların etkin bir şekilde katılımını sağlayacak mekanizmalar oluşturulacak ve kamuoyu şeffaf bir biçimde bilgilendirilecek.

“Alevilere ötekileştirme ortadan kaldırılacak”: Vatandaşlarımızın inanç, kültür ve referans ekseninde, hak ve özgürlük taleplerini adalet temelinde karşılayacak, ötekileştirme hissi doğuracak uygulamaları ortadan kaldıracağız. Bu bağlamda Alevi vatandaşlarımızın başta Cemevlerine ilişkin talepleri olmak üzere inanç, düşünce ve davranış temelinde birikmiş sorunlarının çözüme kavuşturulması için gerekli adımları atacağız. Farklı din ve inanç gruplarının; varlıklarını koruma, sürdürme, yaşama ve örgütlenme özgürlükleri, kamusal görünürlüklerinin önündeki tüm kanuni ve idari engelleri ortadan kaldıracağız.

Yeni anayasa vaadi: Türkiye’nin bugüne kadarki anayasa deneyimlerinden de yararlanarak, toplumsal talepleri merkeze alan, tüm farklılıkları değerli gören toplumsal sözleşme niteliğindeki bir anayasayı hayata geçirmeyi amaçlıyoruz. Yeni bir anayasa yapımının ve anayasa değişikliklerinin olağan dönemlerde, katılımcı ve müzakereci bir yöntemle, geniş bir mutabakatla olması gerektiğine inanıyoruz

“Yürütmenin yargıya etkisi ortadan kaldırılacak”: İnsan haklarına ve hukukun üstünlüğüne dayalı demokrasi anlayışından sapıldığı, otoriter ve baskıcı politikaların yürürlüğe konduğu, toplumsal ve siyasal muhalefetin sindirildiği ve korku ikliminin yaratıldığı bir ortamda yargının bağımsızlığını ve tarafsızlığını sağlamak mümkün değildir.

Yürütmenin ceza soruşturmalarını etkileme olanağını ortadan kaldırmak, savcıların bağımsızlığını ve tarafsızlığını güçlendirmek ve yargılamanın etkinliğini ve verimliğini artırmak için, adli kolluğu idari kolluktan ayırarak adli teşkilata bağlı görev yapan birimler haline getireceğiz.

Bağımsız Merkez Bankası: Merkez Bankası’nın ve düzenleyici ve denetleyici kurumların bağımsızlığını ve kurumsal kapasiteleri güçlendirilecek, bu kurumların ilgili mevzuat ile kendilerine verilen görev ve sorumluluklar çerçevesinde bağımsız karar alabilmeleri sağlanacak.

Kamu vicdanında büyük yaralar açan kamuda lüks, gösteriş, israf ve savurganlığa son verecek, bina ve araç kiralamalarına, temsil ve tören harcamalarına sınırlama getirecek, bunların tekrarını engelleyecek mekanizmaları geliştirecek ve bu konularda kamuoyu denetimini teşvik edecek düzenlemeler hayata geçirilecek. Türkiye Varlık Fonu gibi bütçe dışı ve denetimden muaf yapılara ve uygulamalara son verilecek.

Express Your Reaction
Like
Love
Haha
Wow
Sad
Angry

Bir Cevap Yazın

Yardıma ihtiyacın mı var? Bize yazın!
%d blogcu bunu beğendi: